Skip to content

Donusum Yolu | Gündem ve Bilgi

Donusum Yolu: günlük yaşam, bilgi ve güncel gelişmeler

  • Ana Sayfa
  • Eğitim
  • Ekonomi
  • Sağlık
  • Teknoloji
  • Haber
  • Tanıtım
  • İletişim
  • Reklam
  • Home
  • Sağlık
  • ‘Yaralı olmak bizi mağlup da yapabilir galip de’

‘Yaralı olmak bizi mağlup da yapabilir galip de’

Onur Topal 26 Temmuz 2026
‘Yaralı olmak bizi mağlup da yapabilir galip de’

ÜMRAN AVCI – Vildan Külahlı Tanış; gündelik hayatta görmezden gelinen, girdiği yükün altında ezilen, bazen tam da bu nedenlerle kendi duygusal dünyalarındaki fasit dairede yönünü kaybedenleri “Civarda Kaybolanlar” kitabında hikâye etti. Eser, 2026 Fakir Baykurt Öykü Ödülü’nde Yayımlanmış Öykü Kitabı dalında ödüle layık görüldü. Seçici kurul; yazarın “Öyküsü için seçip kaleminde yeniden yarattığı bireylerin sıradan görünümlü gündelik yaşam kesitlerini, o yaşamların doğal akışı içinde son derece rahat bir dil, akıcı bir anlatımla” öyküleştirdiğine dikkat çekti. 

■ “Ben dikenlerin içinden çıkmış bir yazarım” diyen Fakir Baykurt adına verilen ödülün bu yılki kazananlarından biri oldunuz. Bu sizin büyük üstat adına verilen ödülü ikinci alışınız. Baykurt’un sizdeki yerini sormak istiyorum.

Fakir Baykurt’un benim yazın yolculuğumda çok özel bir yeri var. Seneler önce henüz ilk kitabı çıkmamış bir yazma sevdalısı iken bu yolculuğun meşakkatinden epeyce yorulmuş, yazdıklarımın bir karşılığı olup olmadığını sorguladığım bir döneme girmiştim. Öykülerim gönderdiğim mecralarda bir kara delik tarafından yutulup yok ediliyordu sanki. Gerekirse vazgeçmeli diye düşünüyordum. Tam o dönemlerde Fakir Baykurt Öykü Yarışması’na başvurdum. Aylar sonra “Uzun Düz Çizgiler” adlı öykümle ödüle değer görüldüğümü Feyza Hepçilingirler’in telefonuyla öğrendim. Devam etmem için bir işaretti bu ödül sanki. Alıntıladığınız yer de çok manidar geldi şu an. Onun edebiyatı ve onun adıyla anılmak bir meslektaşı olarak gurur vermişti bana. Yıllar sonra bu kez ikinci öykü kitabım olan “Civarda Kaybolanlar” yılın öykü kitabı seçildi. Artık Fakir Baykurt’la aramızda öyküleri aşan bir bağ olduğuna inanıyorum.

■ Gülten Akın’ın “Hüznümle vedalaşmayı bana öğretmediler” epigrafı ile açılan kitabınız Murakami’nin “Ama sonsuza kadar oturup yaralarımıza bakamayız” cümlesi ile kapanıyor. Birbirine sırtını yaslayan bu sözler üzerinden edebiyatın sağaltıcı gücünü konuşalım isterim.

Hem yazar hem okur tarafından baktığımda edebiyat bizi hakikaten sağaltıyor mu yoksa daha fazla dert sahibi mi yapıyor bilemiyorum. Yazmasam delirecektim noktasında mıyız yoksa yazarak mı deliriyoruz burası benim için bir soru işareti. Görünmeyi görmek, hikâyeye bakılmayan taraftan yaklaşabilmek, her öyküde, her kurmacada bir başkası olmak hem terzinin makasını yazmak hem de makasın terzisini yazmak, onları anlamaya çalışmak, tıkandığımızda uykulardan feragat etmek bizi hangi yöne yaslıyor tam olarak bilemiyorum. Sorunuz tam da kafamdaki bu ikilemin çıktısı aslında. Acı, keder, hüzün… Edebiyatın beslendiği en temel damarlar. Günün sonunda bu yolculuktan da vazgeçemiyorsak demek ki bize iyi gelen, belki bizim tam olarak nasıl iyi geldiğine dair idrakimizi aşan bir tarafı var. Ve ne olursa olsun ümidi hep içinde barındıran, bir çıkış noktasının olacağına inanan bir mizacım var. Bu durum yazılarıma da sirayet ediyor ister istemez. Kitabın kapanış öyküsü “Müjganlar Bilir” bu anlamda da bilinçli bir tercih. Umudun hep olduğunu ve oturup sonsuza dek yaralarımıza bakmak yerine güneye, ışığa gidebileceğimizi okura anlatıyor.

■ Kitabın ilk öyküsü “Suretler”de görülmeye, duyulmaya çalışan Perihan’ın çırpınışlarına tanık oluyoruz. Aynı öyküde mahallenin dilinde dolaşan hemşirenin yüzünü ikiye bölen yara izi meselesi var. Yaralar bedende iz bırakınca mı görülür hâle geliyor?

Öykünün ismiyle başlayabilirim sanırım. “Suretler”, yüz hâline gelememiş Perihan’ın hikâyesini anlatıyor. Var olamamış, belirsiz bir suretle bu hayatta kendine yer açmaya çalışan bir karakter. Görülmek, konuşulmak, beğenilmek, fark edilmek istiyor. Her insan gibi. Hepimiz bu insani ihtiyacı farklı biçimlerde gidermeye çalışıyoruz. Yazmak bile böyle bir ihtiyaçtan doğuyor belki de. Öykünün bir bölümünde şöyle bir cümle söylüyor Perihan; “Bir yüzün akla kazınmasının sırrı ya ışıl ışıl bir güzellikte ya da böyle bir surette gizliydi demek.” Yukarıda bahsettiğim bu insani ihtiyaçları nasıl gidereceğimiz bir seçim aslında. Yaralarımızla mı var olacağımız, yaralarımızı tamir ettiğimiz yerden mi? Hikâyelerimiz bu seçim ve vazgeçişlerimizle şekilleniyor bence. Yaralı olmak bizi mağlup da yapabilir galip de. 

‘Kaybolmanın farklı biçimleri’ 

■ Kitabın adı  “Civarda Kaybolanlar” bir öykü adı olmasa da öykülerin içeriğinin toplamı aslında.

Dediğiniz gibi hem ilk kitabım “Çizgide Bir Kukla”da hem de bu kitabımda genel teamülün dışına çıktım ve kitaba içerideki öykülerden birinin adını vermek istemedim. Bütün karakterleri aynı çatı altında toplayabilecek bir duygu bütünlüğü aradım her iki kitapta da. ‘Civarda Kaybolanlar’daki karakterlere baktığımızda hepsi kaybolmanın farklı biçimleri üzerine bir hayat yaşıyor. Kimisi fark edilmeyerek, kimisi bir sırrın altında ezilerek ya da bir ölümün müsebbibi olduğu için kayboluyor. Başkalarının yokluğu onların kaybolma biçimlerini oluşturuyor kimi zaman da. Anlamdan kayboluyorlar bir yerde. Bu karakterler büyük dertleri olan, dünyanın akışını değiştirecek idealleri ya da yaşamları olan karakterler değil. Kendi hâllerindeler. Dolayısıyla hikâyeler; karakterler kendi çemberlerinden çıkmadan, çok uzağa gidemeden yaşanıyor. Evlerinde ama evsizler, kalabalıkta ama görünmezler, mahallede ama aidiyetsizler diye bahsetmişti bir okur “Civarda Kaybolanlar” için. Anadolu’da bir tabir vardır “sıtkınan bakmak” diye, birileri onlara içtenlikle baksa, görmek için baksa görülebilecekler belki de.

 

Post navigation

Previous Midtjylland – Beşiktaş maçına İngiliz hakem!
Next Türkiye kavruluyor denizler kaynıyor! 45 yılda olmayan son 10 yılda oldu

Related Stories

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri

15 Ekim 2026
Çocuk sağlığında koruyucu yaklaşım: Aşı takvimini takip etmek neden hayati önem taşıyor?

Çocuk sağlığında koruyucu yaklaşım: Aşı takvimini takip etmek neden hayati önem taşıyor?

14 Ekim 2026
Romatizma ne zaman doktora başvurulmalı?

Romatizma ne zaman doktora başvurulmalı?

28 Eylül 2026

Kategoriler

  • Eğitim (274)
  • Ekonomi (82)
  • Haber (190)
  • Sağlık (37)
  • Tanıtım (8)
  • Teknoloji (13)

Son Yazılar

  • İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026
  • Ticaret Bakanlığı Ortaköy’de fiyat listesi olmayan mekana 135 bin 82 lira ceza kesti
  • Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor
  • Filipinler merkez bankası faiz oranlarını 50 baz puan artırdı
  • Manisa Turgutlu’da itfaiye ekipleri yangında mahsur kalan 2 yavru kediyi kurtardı
  • Samsun’da tehdit soruşturması, tekerlekli sandalye bağışı uzlaşmasıyla sonuçlandı
  • CHP’li Kılıç: İstanbul’da imar çeteleri var
  • Mehmet Şef, fırında balığın kokmadan nasıl pişirileceğinin tarifini verdi
  • Yeni BMW F 450 RR, 2027’nin Mayıs Ayında Türkiye’de Satışa Sunulacak
  • Afyonkarahisar’da 17 bin 600 kullanımlık uyuşturucu bulundu, 1 kişi tutuklandı
  • Fuzhou’da Dünya Denizcilik Ekipmanları Konferansı 7.000’den fazla ürünle başladı
  • Kanser Nedir? Belirtileri, Nedenleri, Türleri, Tanı ve Tedavi Yöntemleri
  • Misket kaçan 1 buçuk yaşındaki çocuk İnegöl’de kurtarıldı, Bursa’ya sevk edildi
  • Kocaeli İzmit’te eşi tarafından bıçaklanan kadın ağır yaralandı, şüpheli yakalandı
  • Samsun Havza’da 510 üreticiye 100 ton buğday tohumu ve 95 ton gübre dağıtıldı
  • Siirt’te iki otomobil çarpıştı, park halindeki 2 araç dahil 4 araçta hasar oluştu
  • Doha’da Özbekistan’ın İslam mirası sergisi 28 Kasım’a kadar gezilebilir.
  • Çay içen herkesi ilgilendiriyor: Uzmanlar uyardı
  • Çocuk sağlığında koruyucu yaklaşım: Aşı takvimini takip etmek neden hayati önem taşıyor?
  • X Abonelik hayata geçiyor, 5 yeni seviye geliyor
  • Sanayi ürünlerine sıkı denetim: 148 ürüne toplatma kararı
  • Hasat başladı çiftçi dert yandı! 10 liraya bile satamıyorlar
  • Emekli zeytin işçisi isyan etti: Biz açız
  • Kripto varlık piyasasında büyük tehlike: Cüzdan güvenliği risk altında
  • Ümit Özdağ, Manisa’daki otobüs-kamyon kazasında ölenler için taziye mesajı yayımladı

You may have missed

İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026

İçerik Dağıtım Sistemi Test Yayını – 23 Ekim 2026

23 Ekim 2026
Ticaret Bakanlığı Ortaköy’de fiyat listesi olmayan mekana 135 bin 82 lira ceza kesti

Ticaret Bakanlığı Ortaköy’de fiyat listesi olmayan mekana 135 bin 82 lira ceza kesti

23 Ekim 2026
Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor

Uzmanından kritik uyarı: Eklem iltihabı yalnızca yaşlılarda değil, gençlerde ve çocuklarda da görülüyor

23 Ekim 2026
Filipinler merkez bankası faiz oranlarını 50 baz puan artırdı

Filipinler merkez bankası faiz oranlarını 50 baz puan artırdı

23 Ekim 2026
| DarkNews by AF themes.
esenyurt escort
beylikdüzü escort
avcılar escort
istanbul escort
bahçeşehir escort
beylikdüzü escort
betasus
betasus giriş
betasus
betasus giriş
extrabet
sekabet giriş
sekabet
extrabet
extrabet giriş
xxx
extrabet
sekabet
extrabet
sekabet
extrabet